"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yeni Neslin Dikkat Çeken 3 Aktivisti

Vogue Türkiye’de 30 Temmuz 2021’de yayınlanan yazı

YAZI: HAZAL BAYAT

Doğup büyüdüğü güvenli fanusta kapalı kalmayıp kendiyle aynı olanaklara sahip olmayan kız çocukları için okyanusa atılan Selin Özünaldım, ülkesindeki mevsimlik çocuk işçinin hikayesini Lozan’a taşıyan Atlas Sarrafoğlu ve aktivist bilim insanı olma yolunda ilerleyen Selin Gören… Bu isimler, geleceğe dair duydukları endişeyi aksiyona dönüştüren Z jenerasyonunun ülkemizdeki üç temsilcisi. Seslerini daha fazla insana ulaştırmak için eylemlere katılan, konferanslarda konuşan, kitapçıklar hazırlayıp eğitimler düzenleyen genç aktivistlerin hedefleri temelde bir: Herkes için daha iyi bir geleceği mümkün kılmak.

Toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan HeForShe hareketinin en genç temsilcilerinden Selin Özünaldım, bir araya geldiği aktivistlerle kız çocuklarının bedenlerini doğru tanımaları için, uzmanlarla işbirliğinde kitapçıklar hazırlıyor; genç kızlara kodlama öğretmeyi amaçlayan Girls Who Code hareketini organize ediyor; düzenlediği ve katıldığı canlı yayınlarda daha eşit bir geleceğin mümkün olduğunu anlatıyor: “Herkesin gerçek anlamda, hayatın her alanında eşit olduğu bir dünya hayal ediyorum. Sadece bugünümüz için değil, yarınımız için, kendim için değil, dünya üzerindeki her genç kız için çalışıyorum.” İklim krizine pek çok insan gibi gözlerini kapayamayan Atlas Sarrafoğlu ve Selin Gören ise yazarak, konuşarak ve eylemlere katılarak başka bir yolun mümkün olduğunu anlatmaya çalışıyor. “Herkesin yapması gereken en önemli şey, kolektif aksiyonların bir parçası olmak” diyor Selin Gören; “İklim krizinden çıkış için sadece bilim insanlarına değil, ekonomistlere, sanatçılara, moda tasarımcılarına, herkesin kendi yeteneğini, bilgisini ve deneyimini bu krizi çözmek için kullanmasına ihtiyacımız var.” WWF’in 2020 Küresel Gençlik Ödülleri’ni kazanan dört gençten biri olan Atlas ise iklim krizinin artık ikinci plana atılamayacağını söylüyor; “İklim krizi sürekli devam eden bir yıkım, ileride gerçekleşecek bir felaket değil.”

Üçü de henüz yapılması gerekenlerin ve yapabilecekleri çok şey olduğunun farkındalığıyla, büyük hedefler için çalışıyor. Bir kişinin savunduğu konu hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunun ve neler yapabileceğinin doğum yılıyla ilişkilendirilemeyeceği, kendilerine kulak verildiğinde hemen anlaşılıyor.

Selin Özünaldım

Selin Özünaldım

“Z jenerasyonu olarak farkındayız: Değişim gelmekte veya gelmek üzere değil; değişim zaten burada, tam şu anda gerçekleşiyor.” İstanbul’da doğup büyüyen Selin Özünaldım, lise yıllarının başında güvenli ve sıcak fanusundan çıkıp da okyanusa atılınca gerçeklerle yüz yüze gelmiş; bir daha da fanusuna dönmemiş. Şahit olduğu haksızlıklar karşısında bir şeyler yapılması gerektiğinin farkındalığıyla zamanının büyük kısmını değişimin bir parçası olmaya adamış. “Görmek istediğiniz değişimin kendisi olmalısınız” diyor; “Sahip olduğum imkanları ve desteği ülkemdeki genç kızların kendi seslerini bulmaları için ilham olmak, destek vermek ve güçlendirmek için kullanıyorum; çünkü biliyorum ki biz, el ele verdiğimizde çok güçlüyüz.”

Türkiye’deki kız çocuklarının kendi seslerinin farkına varmalarını ve tutkularını keşfetmelerini sağlamayı misyon edinen Selin’in diğer hedefi de hayallerin gerçekleşebileceği, seslerin duyulabileceği sağlıklı ortamları mümkün kılmak. İlk hamlesi okulunda aktif olmadığını öğrendiği HeForShe hareketinin “Ben değilsem kim? Şimdi değilse ne zaman?” sloganını benimseyerek UN Women ile iletişime geçmesiymiş. Herkesin özgür ve eşit doğduğu inancıyla; cinsiyet önyargısı, ayrımcılık ve şiddete karşı çalışan HeForShe’nin destekçisi olarak yaptığı çalışmalarda genç kızların gözlerindeki parıltıyı görmüş. Bu parıltıdan aldığı güç, yalnızca HeForShe destekçisi olmakla yetinmemesini sağlamış. Selin bugün Girl Up Istanbul ile kız çocuklarına bedenleri hakkındaki doğruları en sağlıklı şekilde öğretmeyi hedefleyen kitapçıklar hazırlıyor; Türkiye’ye gelmesine önayak olduğu Girls Who Code kuruluşu ile binlerce genç kızın hayatına dokunuyor. Düzenlediği ve katıldığı canlı yayınlarda inandığı amaç uğruna sesini daha büyük kitlelere duyuruyor.

“Ben bu işi yapmak için doğmuşum” diyor Selin. “Değişimin yarın sabah kalktığımda gerçekleşmeyeceğini biliyorum elbette; ancak her geçen gün ve attığımız her adım değişim yaratmanın temelini oluşturuyor. Ayrıca biliyorum ki her bakımdan eşit bir dünyaya ulaşmayı başarırsak bu sadece kadınların değil herkesin yararına olacak; çünkü toplumsal cinsiyet eşitliği kapsayıcı ve barışçıldır.”

Selin Özünaldım

Atlas Sarrafoğlu

İklim aktivisti Atlas Sarrafoğlu ilk eylemini 2019’da gerçekleştirdi. Avustralya yangınları için Avustralya Konsolosluğu’nun, Amazon Yağmur Ormanları için Brezilya Konsolosluğu’nun önünde iklim grevleri yaptı; Madrid’de 500 bin kişiyle beraber sokaklarda yürüdü. Lozan’daki iklim aktivistleri toplantısında grev konuşmacıları arasında yer alarak 4 bin kişiye Türkiye’de gerçekleşen bir hortum sırasında hayatını kaybeden 13 yaşındaki mevsimlik çocuk işçi Berivan Karakeçili’yi anlattı. Atlas farkında; “Dünyada gerçekleşen birçok olay bizi etkilemez sanıyoruz ama çok uzakta olan şeyler bile bizi odamıza tıkmaya yetiyor.”

2016’da, 150 bin penguenin kopan bir buzul parçasında mahsur kaldığına dair haberi milyarlarca insan gibi kulak ardı edememiş. “Buzulların eridiğini herkes biliyor ama bunun her canlının hayatını tehlikeye attığını kimse göremiyor.” diyen Atlas, değişim yaratmanın yolunun kalabalıklaşmak olduğunu keşfetmiş. Bugün birçok eyleme katılıyor, dünyanın farklı köşelerinden iklim aktivistleriyle röportajlar yapıyor, bunları İklim Kuşağı Konuşuyor adlı radyo programında okuyarak geniş kitlelere ulaştırıyor.

“Herkes kendi hayatından sorumlu; peki penguenlerin hayatının sorumluluğu kimde? Buzulun kopmasının sebebi küresel ısınma, küresel ısınmaya sebep olan ise insan” diyerek neden herkesin iklim aktivisti olması gerektiğini özetliyor Atlas. “Eğer sadece benim jenerasyonumun bu krizi çözmesini beklersek iş işten geçebilir. O yüzden hedef kitlemiz herkes, özellikle de büyük fosil yakıt şirketlerinin sahipleri olmalı. Artık inattan vazgeçilmesi gerekiyor.”

Eskiden iklim inkarcılarını görmezden gelen Atlas’a göre şimdi onlarla konuşmanın tam zamanı; “Ekolojik yıkımın bizi ne hâle getirdiğini gördük. İklim inkarcılarıyla konuşmamız gereken bir zamandayız çünkü krizin ne olduğunu öğrendiler.” Parçası olduğu İklim İçin Gençlik hareketiyle beraber pandemiden sonra gerçekleştirecekleri eylemler için çalışmalarını sürdürüyor. Uzak gelecek için hedefiyse çevreye zarar vermeyen bir işe sahip olmak: “Süper kahraman olmayacağımı biliyorum ama süper kahramanların yapması gereken şeyleri yapmak istiyorum.”

Selin Özünaldım

Selin Gören

Aktivizmin küçük yaşlardan beri hayatında olduğunu söyleyen Selin Gören; “Çocukluğumdan beri çevremde gördüğüm haksızlıklara karşı çok hassastım. Kadınlara, çevreye, hayvanlara yapılan haksızlıkları kafama takar ve kendime ‘Ben bu yaşımda ne yapabilirim?’ sorusunu sorardım” diyor. “İnsanlık kibrini ve doğaya karşı bu üstenci bakışını bir kenara bırakmalı diye düşünmeden edemezdim.”

Sahip olduğu bilinci diğer iklim aktivistlerini dinleyerek, okuyarak ve araştırarak besleyen Selin’i tam anlamıyla harekete geçiren; 2019’da Cezayir Salonu’nda düzenlenen iklim buluşmasında Atlas Sarrafoğlu ve Ömer Madra ile tanışmasıymış. “Orada bilimin, politikanın ve organizasyonun dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük sorun olan iklim krizinin çözümü için bir araya nasıl getirilebileceğini ve en önemlisi toplumdaki bilinci yükseltmek için nasıl kullanılabileceğini gördüm. İklim mücadelesi, hele bir de bu hareketin başının çocuklar tarafından çekilmesi beni çok etkiledi ve heyecanlandırdı” diyor. Bugün Yale Üniversitesi’nde eğitimine devam ederken bir yandan Yale’in fosil yakıt şirketlerine yaptığı yatırımları geri çekmesi için çalışıyor, New Haven’da yaşayan ortaokul öğrencileri için ekoloji ve çevre bilimi dersleri hazırlıyor. Halkın iklim değişikliği algısına ve iklim politikalarına odaklanan araştırma raporları hazırlayan Yale İklim Değişikliği İletişimi Programı’nda çalışıyor.

“Türkiye’de ve globalde iklim krizi ve insan hakları gibi konularda sesini çıkarmaktan hiç çekinmeyen bir gençlik var” diyor; onu motive eden de iklim aktivistlerinin sayısının her geçen gün artması. İklim adaletine bugüne dek sosyal yönden baktığını söyleyen Selin, sıradaki hedefinin işin bilimsel tarafına odaklanmak olduğunu söylüyor; “Cenevre’de tanıştığım Birleşmiş Milletler IPCC bilim insanlarına ‘Ben de sizin gibi bilim insanı olmayı hayal ediyorum’ dediğimde içlerinden biri ‘Aktivist bilim insanlarına ne çok ihtiyaç var’ demişti. Umarım sırada o var.”

Her gün, o günkü birikiminle elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak Selin’e göre devasa bir krizin karşısında küçük ve güçsüz hissetmemenin tek yolu. “Endişe kendi başına hiçbir işe yaramıyor; bu yüzden ben kaygıyı aksiyona dönüştürmeyi seçenlerdenim. Gidişatı değiştirmek yalnızca şu anda elimizdeyken bekleme lüksümüz yok.”

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir